90'lı Yıllarda Çocuk Olmak Nasıldı? Bir Neslin Unutulmayan Çocukluğu

90'lı yıllarda çocuk olmak, bugünün çocuklarından oldukça farklı bir dünyada büyümek demekti. İnternetin henüz evlere yayılmadığı, cep telefonlarının herkesin cebinde bulunmadığı, televizyon kanallarının sayılı olduğu yıllardı. Çocukların en büyük eğlencesi sokakta arkadaşlarıyla oynamak, çizgi film saatini beklemek ve mahallede yeni oyunlar keşfetmekti.

O yıllarda çocukların hayatında bilgisayar oyunları da vardı, televizyon da. Ancak günün büyük bir bölümü ekran karşısında geçmezdi. Okuldan eve gelindiğinde çanta bir köşeye bırakılır, ödevler bitirilir ve arkadaşlarla buluşmak için dışarı çıkılırdı.

Sokaklar Çocukların Oyun Alanıydı

 

90'lı yılların mahallelerinde saklambaç, yakar top, körebe, seksek, misket ve istop en çok oynanan oyunlar arasındaydı. Futbol oynamak için düzgün bir saha bulmak şart değildi. İki taş kale olur, boş bir arsa ya da apartmanın önü futbol sahasına dönüşürdü.

Akşam olduğunda anneler çocuklarını balkonlardan veya pencerelerden seslenerek eve çağırırdı. Oyunun en heyecanlı yerinde eve gitmek zorunda kalmak, o dönem çocuklarının iyi bildiği durumlardan biriydi.

Mahalle arkadaşlıkları da günlük hayatın önemli bir parçasıydı. Arkadaşına ulaşmak isteyen çocuk, telefonla mesaj göndermek yerine evinin kapısını çalar, dışarı çıkıp çıkamayacağını sorardı.

Televizyon Karşısında Geçen Unutulmaz Saatler

 

90'lı yıllarda televizyon, çocukların en önemli eğlence kaynaklarından biriydi. Çizgi filmler belirli saatlerde yayınlanırdı ve kaçırılan bir bölümü hemen yeniden izleme imkânı bulunmazdı.

Tsubasa, Şirinler, Ninja Kaplumbağalar, Tom ve Jerry, Taş Devri ve Pokémon gibi yapımlar, özellikle 90'ların farklı dönemlerinde çocukların severek takip ettiği çizgi filmler arasındaydı.

Hafta sonu sabahları erkenden kalkıp çizgi film izlemek birçok çocuk için alışkanlıktı. Televizyonun karşısına kahvaltıyla oturmak, sevilen karakterlerin yeni maceralarını beklemek o yılların günlük hayatında önemli bir yer tutardı.

Tasolar, Misketler ve Oyuncak Koleksiyonları

90'ların özellikle ikinci yarısında tasolar çocuklar arasında oldukça popülerdi. Cips paketlerinden çıkan tasolar biriktirilir, arkadaşlarla değiştirilir veya oyunlarda kullanılırdı.

Misketler de dönemin vazgeçilmez oyuncaklarındandı. Renkli cam misketlerin farklı çeşitleri bulunur, çocuklar bunları küçük keselerde ya da ceplerinde taşırdı.

Oyuncak arabalar, misketler, plastik askerler, atari kasetleri ve çıkartma albümleri birçok çocuğun koleksiyonunda yer alırdı. Oyuncakların bozulduğunda tamir edilmeye çalışılması veya arkadaşlarla paylaşılması da sık karşılaşılan durumlardandı.

Atari Salonları ve Televizyona Bağlanan Oyun Konsolları

90'lı yıllarda video oyunları da çocukların hayatına girmişti. Özellikle Nintendo Entertainment System uyumlu Famicom klonları, Türkiye'de yaygın biçimde "atari" adıyla tanınıyordu.

Super Mario Bros., Contra, Tank 1990 ve çeşitli futbol oyunları dönemin sevilen oyunları arasındaydı.

Oyun kasetleri değiştirilir, arkadaşlar birbirlerinin evlerine giderek sırayla oyun oynardı. Bazı mahallelerde bulunan atari salonları da çocukların ve gençlerin buluşma noktalarındandı.

Bugünkü çevrim içi oyunların aksine, aynı ekranın karşısında yan yana oturarak oynamak oldukça yaygındı.

Kasetler, Walkman'ler ve Radyodan Şarkı Kaydetmek

90'lı yıllarda müzik dinlemek için kasetçalarlar, radyolar ve Walkman cihazları kullanılırdı. Sevilen bir şarkıyı tekrar dinlemek için kaseti geri sarmak gerekirdi.

Radyoda beğenilen şarkıyı boş kasete kaydetmek de yaygın bir alışkanlıktı. Şarkının başlamasını beklemek, kayıt tuşuna zamanında basmak ve radyocunun konuşmasının kayda girmemesini ummak bu işin bir parçasıydı.

Tarkan, Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Çelik, Yonca Evcimik ve dönemin diğer popüler sanatçılarının şarkıları radyolarda, televizyonlarda ve kasetçalarlarda sıkça duyulurdu.

Okul Hayatı ve Kırtasiye Heyecanı

90'larda okula başlamak, yeni defterler, kalemler, silgiler ve okul çantası almak anlamına gelirdi.

Kokulu silgiler, rengârenk kalemler, değişik şekilli kalemtıraşlar ve resimli defter kapakları çocukların ilgisini çekerdi.

Okullarda tebeşirli tahtalar yaygındı. Öğretmenin tahtaya yazdıklarını deftere geçirmek, sınıf nöbetçisi olmak, teneffüste kantin sırasına girmek ve okul bahçesinde oyun oynamak günlük hayatın parçalarıydı.

Arkadaşlarla hatıra defteri doldurmak, küçük notlar yazmak ve çıkartma değiştirmek de özellikle ilkokul yıllarında sık görülen alışkanlıklardandı.

Bakkallar ve Mahallenin Küçük Alışverişleri

90'lı yıllarda mahalle bakkalları çocukların sık uğradığı yerlerdi. Harçlıklarla sakız, çikolata, gofret, leblebi tozu veya cips alınırdı.

Sakızların içinden çıkan resimler, çıkartmalar ve küçük hediyeler çocukların ilgisini çekerdi. Bazı ürünler yalnızca tadı için değil, içinden çıkan koleksiyon parçaları için de satın alınırdı.

Bakkala ekmek almaya gönderilmek, para üstüyle küçük bir şeyler almak ve alışverişi veresiye defterine yazdırmak dönemin mahalle hayatında karşılaşılan durumlardandı.

Fotoğraf Çektirmek Bile Farklıydı

90'lı yıllarda dijital fotoğraf makineleri henüz yaygın değildi. Aileler çoğunlukla filmli fotoğraf makineleri kullanırdı.

Çekilen fotoğraflar hemen görülemezdi. Film bittikten sonra fotoğrafçıya götürülür, banyo ve baskı işlemlerinin tamamlanması beklenirdi.

Bazen fotoğraf bulanık çıkar, bazen de yanlışlıkla gözler kapalı yakalanırdı. Buna rağmen aile albümlerinde saklanan bu fotoğraflar yıllar boyunca korunurdu.

Doğum günleri, bayramlar, okul gösterileri ve aile ziyaretleri fotoğraf çekmek için önemli fırsatlardı.

Bayramlar ve Aile Ziyaretleri

Bayram sabahları yeni kıyafetler giymek, büyüklerin ellerini öpmek ve akraba ziyaretlerine gitmek çocuklar için ayrı bir heyecandı.

Toplanan bayram harçlıkları sayılır, hangi oyuncakların veya yiyeceklerin alınacağı planlanırdı. Aile ziyaretlerinde kuzenlerle buluşmak, birlikte oyun oynamak ve uzun bayram sofralarına oturmak dönemin sosyal hayatının önemli parçalarındandı.

90'ların Çocukluğu Neden Hâlâ Hatırlanıyor?

90'lı yıllar Türkiye'de teknolojinin ve günlük alışkanlıkların hızla değişmeye başladığı bir dönemdi. On yılın başıyla sonu arasında bile önemli farklar vardı. Bilgisayarlar, oyun konsolları, özel televizyon kanalları ve daha sonra internet, çocukların hayatında giderek daha fazla yer almaya başladı.

Bu nedenle 90'larda çocukluk geçiren herkesin deneyimi aynı değildi. Yaşanılan şehir, mahalle, ailenin ekonomik durumu ve doğum yılı çocukluk anılarını etkiliyordu.

Yine de sokak oyunları, mahalle arkadaşlıkları, çizgi film saatleri, kasetler, tasolar ve okul anıları o dönemde büyüyen pek çok insanın ortak hatıraları arasında yer alıyor.

Peki siz 90'lı yıllarda çocuk olduysanız en çok neyi özlüyorsunuz?

Mahallede oynadığınız oyunları mı, sabah erkenden kalkıp izlediğiniz çizgi filmleri mi, yoksa bakkaldan aldığınız küçük şeyleri mi?

90'lı yıllardan aklınızda kalan ve bugün hâlâ unutamadığınız bir çocukluk anınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.


 


Alıntı